Sinema Notları

İlgimi çeken filmler, yönetmenler, türler hakkında sık sık güncellemeye çalışacağım sayfalar…

The Human Condition I: No Greater Love

Orijinal ad: Ningen no jôken
Yönetmen: Masaki Kobayashi
Yıl: 1959
Ülke: Japonya
Süre: 208 dk.

Masaki Kobayashi’nin The Human Condition üçlemesinin ilk filmi, savaşın cephede değil, insanın vicdanında başladığını gösteren sarsıcı bir yapıt. Film, Japonya’nın Mançurya işgali sırasında, insancıl düşüncelerini korumaya çalışan genç Kaji’nin hikâyesini anlatıyor. Ancak Kobayashi’nin asıl meselesi, iyi niyetli bir insanın zalim bir düzenin içinde ne kadar masum kalabileceği.

Kaji, askere alınmaktan kurtulmak için bir maden işletmesinde çalışmayı kabul eder. İşçilerin koşullarını iyileştirebileceğine, daha adil bir yönetim anlayışı geliştirebileceğine inanır. Ne var ki kısa sürede karşılaştığı gerçek, kişisel erdemlerin kurumsallaşmış şiddet karşısındaki yetersizliğidir. İşletmenin verimliliği, askeri otoritenin talepleri ve savaş ekonomisinin ihtiyaçları, insan hayatından daha değerli kabul edilmektedir.

Filmin en güçlü yanı, Kaji’yi kusursuz bir kahraman olarak sunmaması. O da sistemin acı çeken bir parçası; aldığı kararlarla, istemese bile, düzenin devamına katkıda bulunuyor. İnsanlara yardım etmek için sahip olduğu yetki, aynı zamanda onların sömürülmesini mümkün kılan mekanizmanın bir unsuru. Böylece Kobayashi bizi rahatsız edici bir soruyla karşı karşıya bırakıyor: Adaletsiz bir sistemin içinde adil davranmak mümkün müdür, yoksa o sistemin parçası olmak başlı başına bir uzlaşma mıdır?

Kaji’nin eşi Michiko ile ilişkisi, filmin sert toplumsal eleştirisi içinde insani bir sığınak oluşturuyor. Ancak sevgi bile dış dünyanın baskısından bağımsız değil. Kaji’nin ahlaki sorumluluk duygusu, özel hayatını da giderek kuşatır.

Kobayashi’nin geniş kadrajları ve titizlikle düzenlenmiş kompozisyonları, bireyin karşısındaki güç ilişkilerini görünür kılıyor. İnsanlar çoğu zaman onları ezen yapıların içinde küçük ve çaresiz görünüyor. Yönetmenin görsel dili, anlatının ahlaki ağırlığını daha da artırıyor.

No Greater Love, yalnızca Japon militarizminin eleştirisi değildir. Daha evrensel bir meseleyi ele alır: İnsan, kötülüğün sıradanlaştığı bir ortamda kendi değerlerini nasıl koruyabilir?

Kaji’nin trajedisi, doğru ile yanlış arasındaki farkı görememesi değil. Tam tersine, bu farkı açıkça görmesine rağmen doğru olanı gerçekleştirecek güce sahip olmaması. Kobayashi’nin filmi tam da bu nedenle, savaşın insanlık dışılığından çok, insan kalmaya çalışmanın bedeli üzerine unutulmaz bir anlatıya dönüşüyor.

Yorumlar

isterseniz film hakkındaki düşüncelerinizi yazabilirsiniz